Ancak İsa kadar merhametli, kudretli ve güvenilir bir kimse,
bizim güvenimize ve sevgimize gerçekten layık olabilir.
Tanrı dünyayı yarattığında, erkek ve kadını,
Kendisinin huzurunda yaşayarak O’nun neşesine paydaş olmak üzere yaratmıştı.
O’nun tasarısı böyleydi.
Ancak biz insanlar O’na inanmadık ve buyruğuna uymadık.
Bu utanç verici söz dinlemezliğimiz,
bizi Tanrı’dan uzaklaştırdı ve erkek ile kadın arasındaki uyumu yok etti.
Bu söz dinlemezliği biz de sürdürdük.
Kutsal Yazılar’da, “…günah işlemeyen tek kişi yoktur” denmiştir.
Günah yüzünden insan Tanrı’dan koparılmış ve ölüme mahkum olmuştur.
Ama Tanrı, sonsuza dek O’ndan ve O’nun sevgisinden ayrı,
korku içerisinde ve ezik yaşamlar sürmemizi istemiyordu.
Nitekim, nasıl ki İbrahim’in oğlu yerine kurban edilmek üzere bir koç sağladıysa,
bizlerin yerine ölmesi için de İsa’yı gönderdi.
İsa, yaşamı, ölümü ve dirilişi sayesinde,
Kendisine iman edenlerin Tanrı’yla doğru bir ilişkiye sahip olmalarını mümkün kıldı.
İsa sayesinde, Herşeye Gücü Yeten Tanrı’yla yenilenen bağımız,
ölsek de, asla kopmayacaktır.
İsa’yla beraber çarmıha gerilen suçlulardan biri,
ölmek üzereyken İsa’ya iman etti ve İsa da ona
“ sen bugün benimle cennette olacaksın” dedi.
İsa’nın Kurtarıcı olduğuna iman edenler,
sonsuz azaptan kurtularak ebediyen Tanrı’yla yaşayacaktır.
Nasıl?
İman yolunda onu izleyerek.
Ama beni nasıl kabul eder?
Meryem ile beni kabul etti.
Bunu nasıl anlarım?
Ona güvenmelisin. Soru sor Ona.
Konuş Onunla.
“Tanrım, göklerdeki Babam, kutsal ve doğrusun.
Sevgin için teşekkür ediyorum. Sana karşı günah işledim.
Vaat ettiğin Mesih’i, İsa’yı, utanç ve
suçluluğumuzu yenmek üzere gönderdiğin için teşekkür ederim.
Benim yerime o öldüğü için teşekkür ederim. Kurtarıcımı izlemek istiyorum.
Beni kurtardığın ve kabul ettiğin için teşekkür ederim.
Amin.
Amin.
Amin.
Teşekkür ederim. Teşekkür ederim.