Bölüm
5.2 Hıristiyanlar Sadece Kurallara mı Uyarlar?
5 dk.FHD
2/3Klip 2/3Hristiyanlar İkiyüzlü mü? (Bölüm 5) · 3 bölüm
5.2 Hıristiyanlar Sadece Kurallara mı Uyarlar?
Sahte bir Hıristiyan yaşam tarzının sizi başkalarına karşı sizden daha kutsal davranan birine dönüştürmesine izin vermemeniz önemlidir.
Sorularİlgili sorular
SorunuzKutsal Kitap ayetleri
PaylaşMark 10:30-31
will fail to receive a hundredfold in the present age — houses and brothers and sisters and mothers and children and fields, along with persecutions — and in the age to come, eternal life. But many who are first will be last, and the last will be first.”
Berean Standard Bible
Public Domain
Devamını oku...Ücretsiz kaynaklar
Kutsal Kitabı daha derinden anlamak ister misiniz?
Kutsal Kitap çalışmasına katılınTranskript
Turkish (Türk)
Küfür etmeyin, şaka yapmayın, belli türde müzikler dinlemeyin.
Barlarda, kulüplerde Ara sokaklarda görünmeyin.
Uygun giyinin, pazarları alışveriş yapmayın. Çok eğlenmeyin, Tamam mı?
Böyle bir listeyle, Hristiyanlığı, ne olduğumuz yerine
Ne olmadığımızla alakalı sanabilirsiniz.
Hristiyanların sıkıcı ya da zamanlarını kurallara uyarak
geçirdiklerini düşündüğünüz için bağışlanabilirsiniz.
Müjdeyi okursanız, İsa'nın sıkıcı olduğunu ya da kuralcı gibi
davrandığını söyleyeceğinizi pek sanmıyorum.
O daha çok insanların yaşamın bütünlüğünü anlamalarıyla ilgileniyordu.
Dolayısıyla bunu anlayan her Hristiyan bunu yansıtmalıdır.
Ancak, doğruyu söylemek gerekirse, toplumumuz kurallara çok değer vermektedir.
Mesela trafik kuralları olmasa, yollar cehenneme döner.
Çevrenizdeki hayvanat bahçesinden kurallar olmasa evinizden çıkmaya korkarsınız.
Hay aksi, okul kuralları kaldırılırsa yemek savaşı başlar!
Bu dünyadaki bazı kurallar gerçekten çılgınca.
Florida’da Perşembe günleri saat altıdan sonra
halka açık bir yerde gaz çıkarmak yasaktır.
Japonya'da fazla kilolu olmak yasaktır. Sumo güreşi yapan ülkeden bahsediyoruz.
Avustralya'nın Victoria eyaletinde sadece bir elektrikçi ampul değiştirebilir.
İrlanda'da ise Dublin şehrinin insanlarının kamuya açık yeşillik alanlarda hayvan
otlatmasına izin veriliyor U2'dan Bono 2000 yılında bundan çok yararlanmıştı.
Ancak söz konusu imansa, Kurallar, ilkeler
yaşamlarımızdaki değerin bir yolu olarak devreye girer.
Daha önce, haftada bir gün yatmamızı İstedikleri Şabat hakkında konuşuyorduk.
Bu kuralı çok seviyorum çünkü dinlenme ve çalışma
hayatımda bir düzen kurmama yardımcı oluyor.
Ayrıca bana duygusal olarak, elde ettiklerimle var olmadığımı hatırlatıyor.
Günümüzde hafta sonu olmasının nedenlerinden biri de budur.
en azından dine bu konuda minnettar olmalıyız.
Kurallar Hristiyanlığın tek odak noktası haline geldiğinde ortaya çıkan sorun,
münafiklar, peşin hükümlü
ya da üstünlük kompleksiyle uğraşan kişiler gibi tiplerdir.
Kurallara uyarak diğerlerinden daha iyi olduklarını düşünür.
Böylece kendilerini yüceltir ve başkalarını küçümserler.
İlginçtir ki, İsa'nın karşı çıkarmakta şüphe etmediği şeylerden biri de buydu.
Genellikle yapmayı sevdiği gibi, amacını vurgulamak için benzetme kullandı.
Bu hikayede, bir vergi görevlisi ve bir dini lider,
kendilerini bundan farklı olmayan bir tapınakta
yan yana dua ederken bulurlar.
Dini lider şöyle dua eder:
"Tanrım, öbür insanlara soygunculara, hak yiyenlere, zina edenlere
ya da şu vergi görevlisine benzemediğim için sana şükürler olsun.
Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum."
Vergi görevlisi, "Tanrım, ben günahkara merhamet et" diye dua etti.
İsa'nın yanıtı her şeyi bir perspektife oturtur.
Hatalarının farkına varan ve bağışlanmak için Tanrı'ya
yönelen vergi görevlisinin içten yaklaşımını yüceltir.
Ancak İsa din bilginini sert bir şekilde uyararak,
"Kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan yüceltilecektir." dedi.
Kurallara uyması yanlış değil, ama yaptığı tek şey bu.
Bunun için kendini üstün görüyor.
Gururlu ve başkalarına karşı nefret dolu biri haline geldi.
Tanrı'nın ona borçlu olduğunu ya da herkesten üstün olduğunu düşünüyor.
Ancak unuttuğu şey de en önemli buyruktur:
Tanrın Rab'bi tüm yüreğinle sev ve komşunu kendin gibi sev.
Hristiyanlık her zaman Tanrı ve yarattıkları arasında bağ kuran bir şey olmuştur.
İlginç bulduğum şey, bu din bilgini kurallara uymak için gösterdiği çabayla,
aynı zamanda kendisi için en önemli olması gereken şeyi,
yani Tanrı ile olan ilişkisini yok eder.
Hristiyan olarak tevazunun en iyi örneği biz olmalıyız.
Bizler, eksikliklerimizi bilen ama Tanrı'nın bağışlayıcı gücünün
getirdiği özgürlüğünü de bilen uyumsuzlar ve beceriksizler ailesiyiz.
Dolayısıyla benim için kurallara ya da ilkelere uymak
sadece İsa gibi yaşamak anlamına geliyor.
Zamanımızı, paramızı nasıl harcadığımız,
arkadaş, aile üyesi, sevgilimiz, hepsi İsa'nın yaşamıyla şekillenir.
O benim için hayatını verdi ve bu yüzden onun gibi yaşamak istiyorum.