Rivka·11/12

Doğumlar

Eyüb Musa'dan çocuğu kutsamasını ister. Musa kızı memnuniyetle tutar ve ona dünyanın zor olduğunu söyler. Tanrı’nın hayat ona ne sunarsa sunsun başa çıkabilmesi için; uzun bir ömür, sağlık ve mutluluk için dua eder. Aile kutlamalara devam ederken, Davut döner ve bir hikâyesini paylaşır. Tutuklandığında, sorgulamalar sırasında sessiz kalmaya çalıştığını anlatır. Ancak sonunda, onlara bilgi vermiştir. Daha fazla söyleyecek şeyi olmadığından onların onu öldüreceğini bildiğini söyler. Bir gece, İsa onun rüyasına girer. Dalgalı bir cübbesi, ateş gibi gözleri ve bronz parlaklığında ayakları vardır. Davut korkuyla dizlerinin üstüne çöker ve tapınır. Davut, diğer tutuklulara Tanrı'yı gördüğünü söyler. Askerler geldiğinde, ölüm için götürülmemiş. Aksine, serbest bırakılmıştır. Para cezası, Rivka'nın kocası tarafından ödenmiş. Musa, Davut'un durmasını söyler. Onun hayatına mal olabilecek bir başka çılgın grubuna düşmemesi için ona yalvarır. Ancak Davut ve onun bütün ailesi Musa'ya, İsa'yı tanımanın nasıl bir şey olduğunu anlatır.İzleyenleri olarak, hayatlarının İsa'nın ellerinde olduğunu söylerler. Biz hikâyemizi başkalarıyla paylaştığımızda, duada olmalı, korkmamalı ve net olmalıyız. ''Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin. Aynı zamanda bizim için de dua edin ki Tanrı sözünü yaymamız ve uğruna hapsedildiğim Mesih sırrını açıklamamız için bize bir kapı açsın. Bu sırrı gerektiği gibi açıklıkla bildirebilmem için dua edin. Sizden olmayanlara karşı bilgece davranın. Fırsatı değerlendirin. Sözünüz tuzla terbiye edilmiş gibi her zaman lütufla dolu olsun. Böylece herkese nasıl karşılık vermek gerektiğini bileceksiniz.” (Koloseliler 4:2-6)

Sorunuz

Kutsal Kitap ayetleri

Paylaş
Matthew 16:24-26

Then Jesus told His disciples, “If anyone wants to come after Me, he must deny himself and take up his cross and follow Me. For whoever wants to save his life will lose it, but whoever loses his life for My sake will find it. What will it profit a man if he gains the whole world, yet forfeits his soul? Or what can a man give in exchange for his soul?

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
Colossians 4:2-6

Devote yourselves to prayer, being watchful and thankful, as you pray also for us, that God may open to us a door for the word, so that we may proclaim the mystery of Christ, for which I am in chains. Pray that I may declare it clearly, as I should. Act wisely toward outsiders, redeeming the time. Let your speech always be gracious, seasoned with salt, so that you may know how to answer everyone.

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
Ücretsiz kaynaklar

Kutsal Kitabı daha derinden anlamak ister misiniz?

Kutsal Kitap çalışmasına katılın

Transkript

Turkish (Türk)
Rivka. Doğumlar. Neden bu kadar uzun sürüyor? Bu zaman alır, oğlum. Gel ve otur hadi. Ona bir şey olmayacak. Konuşacak gücü olduğu sürece işlerin yolunda olduğunu bilebilirsin. Konuşmak mı? Çığlık atıyor o! Çok güçlü bir kadın o. İyi olacaktır. Evet? O nasıl? Bir şeyi yok Eyüp. Merak etme. Bence artık bebeğin gelmesi an meselesi... Tebrikler, Eyüp. Güzel mi güzel bir kızın oldu. Kız mı! Bir kız, öyle mi? Gelebilir miyim? Henüz değil, genç adam. Hazır oldukları zaman sana haber veririm. Ah! Ha, ha, ha. Tebrik ederim Eyüp! Ha, ha, ha, ha. Nuh! Artık her şey bitti. Gel aşağı. Nuh, sen de amca oldun! Ne oldu? Kız oldu! Ah. Seni tebrik ederim, Büyükbaba. Ha, ha, ha, ha, ha, yeni bebeğimiz doğdu. Ah! Tebrikler! Ha, ha, ha! Kız oldu! Gördün mü onu? Sara nasıl? Ben... bilmiyorum. Görmeme izin vermediler. Sence iyi midir? Eyüp, eminim iyi olacaktır. Baba. Tebrik ederim! Ah, Yakup! Musa, Yakup, Nuh, Eyüp. Gelin ve güzel bebeğinizi görün! Ah, ha, ha, ha, ha, götür beni çocuğum. Ha! Onu almak ister misin? Evet! Baba. Evet. Bu bir kız. Mucize. Harika görünüyor. Baba, Onu kutsar mısın? Evet. Bu zor bir dünya ve bunlar zor günler. Atalarımızın Tanrısı bu küçüğe baksın, ve hayatın getirdiklerine dayanmak için güç versin. Onu sağlıkla, mutlulukla ve uzun bir yaşamla kutsasın. onu karşılamak için burada olamayan anneannesi kadar tatlı biri olsun. Onun adı ne olacak? Leyla, anneannesinin adı. Leyla. O kadar güzel ki. Evet, çocuğum. Davut? Buraya nasıl geldin? Davut? Nasıl çıktın? Kaçtın mı yoksa? Kaçmak mı? Hayır. Daha şaşırtıcı bir şey oldu. Beni bıraktılar. Yaralanmışsın. İyi misin? Evet. Karnın aç olmalı. Davut! Baba! Davut! Ah! Ah! Bu nasıl olabilir? Beni serbest bıraktılar, baba. Anlatacak o kadar çok şey var ki. İçeri gelip kuzeninle tanışmalısın, ve ne olduğunu anlatmalısın. Bebek burada mı? Evet. Güzel. Üzgünüm, burada olamadım.. Biliyoruz oğlum. Ama şimdi buradasın. Ne kadar sürecek? Yine alıp götürecekler mi seni? Kaçman gerekecek mi? Hayır, kardeşim. Artık kaçmak yok. Oturmana yardım edeyim baba. Bebeğin çok güzel. Sen eve dönmekle ona en iyi armağanı verdin, Davut. Neler olduğunu anlat. Rivka hala. Bu öyküyü biraz biliyor olmalısın. Hoşgeldin Davut. Benim için araya giren Rivka halanın kocası oldu. Hem cezayı da o ödedi. Şimdi böyle şeylerden söz etme, Davut. Sana ne kadar teşekkür etsem az. Sana ya da kocana. Hakkınızı ödeyemem. Bize borcun yok, Davut. Ama borçluyum. Hem sadece bunun için de değil. hadi anlat bize Romalılar beni götürdükten sonra, her gün sorguya çektiler. Bazen günde birkaç defa, bazen de gece. Kiminle bağlantılarım olduğunu bilmek istiyorlardı. Onlara anlatmıyordum. Anlattığım zaman, beni öldüreceklerini biliyordum. Sorgulamaya dayanabildiğim sürece, Hayatta kalacaktım. Ama sonunda, onlara istediklerini verdim. Ah, Davut. Onlar işlerini iyi becerir. Sonra dayaklar son buldu. O zaman, artık an meselesi olduğunu biliyordum. Artık onlar için hiçbir değerim kalmamıştı. Beni sorgulamayı kestikten iki gece sonra, hücremde uyuyordum. Gecenin bir yarısında beni bir şey uyandırdı. Etrafa bakındım, ama herkes uyuyordu. Gardiyanlar da bizi bırakmıştı. O zaman O'nu gördüm. Kimi gördün, Davut? O'nu. Senin İsa'nı gördüm, Sara. Karşımda senin şimdi benim önümde durduğun kadar netti. Sen ne yaptın? Dizlerimin üzerine çöktüm. O kadar harikaydı ki! Üzerinde ayaklarına kadar inen bir kaftan, Göğsünde altın bir kuşak vardı. Başı ve saçı, yün gibi beyazdı. Kar gibi aktı, Gözleri alev alev yanıyordu. Ayakları fırında kızarıp parlayan tunç gibiydi, sesi ise kabaran dalgalar gibiydi. Daliya'nın bunu dinlemesi gerek. Ah, tamam. Teşekkür ederim! Çok korkmuştum. İlk önce bana sadece baktı. Ve gözlerinde yaptığım her şeyi gördüm. Daliya, tam da seni bulmaya geliyordum! Ne oldu? Sorun nedir? Sorun mu? Sorun, sorun yok. Bir şey oldu. Harika bir şey oldu! Sara'nın bugün bebeği oldu. Harika!' Evet, kız oldu. Ona annemin adını veriyorlar. Ama dahası da var. Ne? Davut döndü! Evde mi? yapmadılar mı? bilirsin işte... Hayır. O yaşıyor! Hem de Rab'bi görmüş! Ne demek istiyorsun, Miryam? Hadi. Gelemez misin şimdi? Ah, evet, gelebilirim. Acele et! Ne kadar uzun süre tapındığımı hatırlamıyorum, ama sonunda uyumuşum. Ertesi gün kalktığımda, mahkumlara bana neler olduğunu anlatmaya başladım. Rab'bi gördüğümü anlattım. Öleceğimi biliyordum, ama artık korkmuyordum. Onlarla konuştum ve bazıları Rab İsa'ya seslenip tövbe ettiler. Bu mahkumlardan biri, hemen ertesi gün götürüldü, ve çarmıha gerildi. Ama hiç korkmuyordu! Ah, Davut. Ertesi sabah, beni almaya geldiler. Zamanın dolduğunu biliyordum. Tüm diğer mahkûmlarla vedalaştım. Babamızın evinde görüşürüz. İsa'ya güvenin. Ama beni kırbaçlamak yerine, zincirlerimi çözdüler. ve gitmekte özgürsün dediler. Cezamın ödendiğini ve valinin bana merhamet etmeye karar verdiğini söylediler. Rivka, ben eve dönerken kocanın saraydan ayrıldığını gördüm. Dönüp bana baktı. Cezamı onun ödediğini işte o zaman anladım. Öyle olmadı mı? Evet, niyeti oydu. Ama sen buraya gelene kadar, başardığını bilmiyordum. Ah Davut, ailene kavuşmana o kadar sevindim ki. Ama daha da önemlisi, Göksel Babana kavuşmana sevindim asıl. Bunun sonu gelmeyecek mi! Şimdi de oğlumu yalanlarıyla kandıran bu kadına borçluyum! Musa, ne bana, ne de kocama en ufak borcun var. Hepimiz huzur ve esenlik içinde olup Tanrı’ya mucizeleri için teşekkür edemez miyiz? Peki ailemiz ne diyecek? Yaşlılarımız, komşularımız? Vali, Davut'a karşı yeni suçlamalarda bulunacak! İsa'nın izleyicilerinin başı hep derttedir! Başkalarının ne dediği umurumda değil, Baba. Ben Rab'bi... gördüm. Ölüp, ardından yeniden dirilen O'dur. O yaşıyor, baba. Beni bağışladı ve özgür kıldı! bu bir müjde! Asıl müjde senin burada, diri ve güvencede olmandır. ama şimdi oğlum, kendini koruman gerek. Başka bir deli grubun parçası olmaktan kaçınman gerek! Doğru olanı yapmalısın. Evine yerleş. Ailenle ilgilen. Sence bir acıyı daha kaldırabilir miyim? Sorumlu davranmak gerek oğlum. Lütfen bunları kendine sakla! Babacığım, anlıyorum, ama bunu yapamam. İyi haberi başkalarına anlatmam gerek! Ah, lanet olsun! Oğlum sonunda delirdi. Babacığım, eğer görmüş olsaydın... Hayır, sen delirmişsin! Dayak seni delirtmiş! Musa! Kutsal Ruh'un ev halkında yaptığı şeyler aleyhinde konuşma. Tanrı oğlunu sana geri verdi hem de diri olarak! Musa, bunlar birer sırdır. Nura, senin uzun bir ömrün oldu. Davut'un burada sorumlulukları olduğunu görüyorsun. İsa'nın sözleri kulaklarımda çınlıyor. Senin sevgili karın, huzur içinde yatsın, bana bunları öğretti. Ailemiz bile, Mesih'in çağrısı karşısında ikinci sıradadır. Bizden kendisini izlememizi istiyor. İsa çarmıhımı yüklenip kendisini izlememi istiyor. Çarmıhı yüklenmek mi? İsa çarmıhını yüklendi, ve bizi ölümden kurtarabilmek için o çarmıhta canını feda etti. Şimdi de biz, O'nun takipçileri, çevremizdeki insanlara müjdeyi yaymak için acı çekmeye ve her bedeli ödemeye razı olmalıyız. O'nun öğrencilerine, Elçi Petrus'a ve diğerlerine bak. Hepsi acı çektiler. Hatta bazıları imanları uğruna can verdiler. Musa, Efendimizi izlemenin tek bir yolu var. O da bütün yüreğinle ve yaşamınla izlemektir. O'ndan utanmıyorum babacığım. O'nun yaptıklarını nasıl saklayabilirim? Bütün dünyaya anlatmak istiyorum. Baba, Davut, buna başka bir yerde devam edelim. Sara çok zayıf. Bırakalım, bebeğiyle dinlensin. Gelin. Birlikte kutlayalım. Sana yardım edeceğim baba. Ver elini. Lütfen. Kardeşim. Ha, ha, ha. Ah! Ha, ha, ha, ha. Ah, affedersin. İyi haberlerine çok sevindim. Herkes sevinmeyecek. Ama Aldırmıyorum. Sen cesur bir adamsın, Davut. Hayır, bu doğru değil. Ben cesur değilim. Ama ben bağışlandım. Gerçekten Yakup, hiç böyle bir sevinç yaşamamıştım. Dinlen baba. Sana yiyecek bir şeyler getireyim. Her şey düzelecek. Göreceksin. Daliya, nereye gidiyorsun? Gitmem gerek, Miryam. Ama yemek yiyeceğiz ve Davut bize daha çok şey anlatacak. Bunların hepsi benim için çok fazla. Gerçekten ne düşüneceğimi bilmiyorum. Sadece gitmem gerek. Ama... Hoşçakal. Daliya. Daliya! Bu öyküdeki hangi karakterleri kendinize yakın buluyorsunuz? Davut'a zindanda ne oldu? Musa ve Daliya, Davut'un öyküsüne nasıl tepki gösterdiler? Şu anda Davut'un yaşamında ne gibi değişiklikler görmeyi beklersiniz? Sizin iman öykünüz nedir?
JesusFilm