5/12Rivka · 12 bölüm

Rüzgar ve Kuyular

Rivka ve Laila, dul Amira'yı kuyudan yukarı çekti. Sara, Laila'nın Amira'ya neden yardım etmeye devam ettiğini soruyordu. O ve çocukları kendi kuyularından kötü su içmeye devam ediyordu ve hasta oluyorlardı. Onlar şehre gelip oradan taze su alabilirlerdi. Rivka önceden aldıklarını söyledi. Ancak çok sorun olmuştu. Daha sonra, Noura Kutsal Ruh'un anlamını sordu. Kutsal Ruh, Tanrı'nın varlığıdır. Onu göremeseler de, rüzgar gibi oradaydı. Noura O'nu her zaman hissetmediğini söylüyordu. Ancak Meryem, onu sürekli hissederlerse, tam da iman ile yaşıyor olmayacaklarını söyledi. Ancak O oradaydı. Meryem, Rivka ile birlikte Amira'ya geri dönerken, iyi kuyudan ya da kötü kuyudan su çekmenin bir seçenek olduğunu söyledi. Koşullar ne olursa olsun, insanlar Kutsal Ruh'u ya da kendi yollarını izlemeyi seçebilirdi. Kuyular gibi, hangi benliğe uyacağımızı da seçiyoruz. Kendi günahımızın farkında olduğumuzda, günahımızı itiraf edip Tanrı'dan af dileyebiliyoruz. Daha sonra İsa'ya hayatımızın kontrolünü teslim etmeyi seçebiliyoruz ve imanla O'na güvenip , Kutsal Ruh'un varlığı ve gücüyle bizi dolduracağına inanıyoruz.

Sorunuz

Kutsal Kitap ayetleri

Paylaş
Galatians 5:22-23

But the fruit of the Spirit is love, joy, peace, patience, kindness, goodness, faithfulness, gentleness, and self-control. Against such things there is no law.

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
1 Corinthians 2:14-15

The natural man does not accept the things that come from the Spirit of God. For they are foolishness to him, and he cannot understand them, because they are spiritually discerned. The spiritual man judges all things, but he himself is not subject to anyone’s judgment.

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
1 Corinthians 3:1-3

Brothers, I could not address you as spiritual, but as worldly — as infants in Christ. I gave you milk, not solid food, for you were not yet ready for solid food. In fact, you are still not ready, for you are still worldly. For since there is jealousy and dissension among you, are you not worldly? Are you not walking in the way of man?

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
Ücretsiz kaynaklar

Kutsal Kitabı daha derinden anlamak ister misiniz?

Kutsal Kitap çalışmasına katılın

Transkript

Turkish (Türk)
Rivka. Rüzgar ve Kuyular. Gitmemiz gerek. Sonra gelirim. Sonra yine geliriz. Bu kadar yeter bence, Nuh. Anne, iyi misin sen? Sadece biraz yorgunum. Dinlenmesi gerek. Hadi gel anne. Seni eve götürüp yatağa yatıralım. Bu ne telaş? Üzgünüm. Belki de gitmemeliydim. Sen onu düşünme Leyla. Hadi seni yatıralım artık. Anne? Ne oldu? Emire'ye oturmaya gitmiştik. Ama o kadar yürümek annene iyi gelmemiş olabilir. Annemin kendini zorlamaması gerekiyor. Neden onun yerine sen gitmedin? Çamaşır yıkıyordum, gittiklerini bile fark etmedim. Kızlar, bırakın şimdi kavgayı. Ben gitmek istedim. Neden durmadan Emire'ye gidiyor? Onlara yardım edeyim derken ölecek. Onların hastalıkları bitmez. Ama kendileri ölecekleri yerde, annemi öldürecekler. Sara, öyle şeyler deme. Bu doğru ve sen de biliyorsun. Biri buna dur demeli. Hem Emire'nin ailesinde ne sorun var ki? Sara haklı. Hep hastalar. Annen kuyularının suyunun kirli olduğunu düşünüyordu. Onlara su çekmek için şehre gelmelerini söyledi. Onlar da geldiler. Kendi kuyularından birkaç ay önce su çekmeyi bıraktılar ve sağlıkları yerine geldi. Ama sonra... Yolun çok uzak ve zor olduğunu söylediler... ve yine kendi kuyularından su içmeye başladılar. Yine hasta oldular. Neden zamanını ve gücünü bu akılsız, kafasız insanlarla tüketiyorsun? Anlamıyor bir türlü. Sana olan sevgisi onu kör ediyor. Sara için kaygılanma. Biraz dinlen. Su iç Şimdi uyu. Uyu. Gel çocuğum. Babam sana sorumluluk verdi. Annenin oraya gitmesine engel olmalısın. Anneme mi? Beni dinleyeceğine gerçekten inanıyor musun? Tanrı'nın kendisine bir şey buyurduğunu düşünüyorsa, ben ne desem de onu mutlaka yapar. Bu doğru değil. Annem seni dinler. Rivka'nın evindeki haftalık toplantılara gitmemesini söylemiştim, ama.. Dur, sana yardım edeyim. yine de gidiyor. Sen ve Miryam da öyle. O başka bir şey. Ah, öyle mi diyorsun? Davut'un sözlerinden ötürü üzgünüm. Hatırlıyorum da bir keresinde kocamın kuzeni ona Romalılar için vergi görevlisi olması önerisinde bulunmuştu. Harun, bu işi kabul etmenin itibarını zedeleyeceğini düşünüyordu. Bu nedenle, Tiberius'taki evimizde kalmak yerine burada çalışmaya karar verdi. Kardeşinin benden hoşlanmamak için nedenleri var. Sara seni burada bulabileceğimi söyledi. Ah! Nura! Nasılsın? İyiyim. Ya sen? İyiyim. Ya, sen Miryam? Annem yine hasta. Ah üzgünüm. Biz de üzülüyoruz. Teşekkür ederim. Rivka, sana bazı sorular sormaya geldim. Sorular mı? Ne hakkında? Kutsal Ruh hakkında. Ah! Kolay sorular. Beni bilirsin, sana hiç kolay soru sormam. Kolay olan şeyleri ben zaten anlıyorum. Tabii ki. Sen otur şuraya hadi. Ben de çamaşırda Miryam'a yardım edeyim. Hoş bir esinti var. Senin sözünü ettiğini Kutsal Ruh var ya, nedir bunun anlamı? Ah, şimdi... İsa göğe yükselmeden önce Havarilerine seslenip kendisine iman edenlerle her zaman birlikte olacağını söyledi. Bedensel olarak değil, ama Ruhuyla, Kutsal Ruh ile bizimle olacaktı. O'nu göremesek bile bizimle birlikte olan varlığını hissederiz. tıpkı rüzgârı hissettiğimiz gibi. Bak, görüyor musun... giysiler, rüzgarın akımıyla nasıl da dalgalanıyor. Ve esintiyi teninde hissediyorsun. Ve yaprakların rüzgarda nasıl hareket ettiğini görüyorsun. Giysilerimiz nedeniyle, tarladaki ağacın yaprakları nedeniyle, ve tenimiz nedeniyle... rüzgarın estiğini biliyoruz. Rüzgarı göremiyoruz, ama hissedebiliyoruz. Bununla aynı şekilde, Kutsal Ruh'u göremiyoruz, ama varlığını yanımızda hissediyoruz. Dünyada, hayatımızdaki insanlarda ve kendi hayatlarımızda etkilerini görüyoruz. Benimle olduğunu hissediyorum, ama her zaman değil. Sanırım O'nu her zaman hissetseydik, gerçekten imanla yaşayamazdık. Bu doğru, Miryam. Hislerimizle değil, imanla yaşıyoruz. Ama her zaman Kutsal Ruh'un gücüne dayanarak... yaşamayı seçebiliriz. Bunu, balıkçı teknesinin yelkenini rüzgara doğru döndürmeye benzetebilir miyiz? Sanırım olur. İnsanın... rüzgârı yakalamak için yelkeni açması gerek. Ve bu da imanla oluyor. Tanrı'dan bizi Kutsal Ruh'uyla hayatlarımıza rehberlik edip yönlendiren güçle doldurmasını dilersek, bu iman duasıdır. Peki ya kuyudan su çektiğimiz zaman ne oluyor? Bu da Kutsal Ruh'la dolmaya benzetilebilir mi? Ne demek istiyorsun Miryam? Kentin kuyusundan temiz su içtiğimizde, bu bizi tazeler ve yaşam verir. Emire'nin kuyusundaki su iyi değil, bazen benim olmadığım gibi. Yani, bazen Tanrı'nın benden istediğini yapmak istemiyorum. Bazen kindar ya da kötü olmak istiyorum. Bu kötü bir kuyudan su çekmeye benzemiyor mu? Sanırım öyle, Miryam. Peki ya Emire'nin kuyusu? Miryam, bizim eski, günah dolu doğamızı, yani bencil, huysuz ve aldatıcı yönümüzü Emire'nin kirli kuyusuna benzetiyordu. Ve şehir merkezindeki temiz su ise Tanrı'nın Ruhu gibidir. Şöyle düşün. İsa'nın bizim yerimize ölümünü kabul edip, Tanrı'yla ilişkimiz olduğunda yüreğimize ve yaşamımıza Kutsal Ruh gelip yerleşir. Ama Tanrı, bizi itaat etmeye zorlamaz. Bizi yanlışa iten eski dünyevi doğamızın dediklerine göre yaşamayı seçebiliriz. ya da Kutsal Ruh'ta, Tanrı'nın gücü ve varlığıyla yaşarız. Bizi doğru ve Tanrı’yı hoşnut edecek olanı yapmaya yönlendirir. Ama bazen Kutsal Ruh'ta yaşamayı seçmek zordur. Tıpkı Emire'nin ailesinin şehre kadar yürüyüp temiz kuyudan su çekmeyi zor bulmaları gibi. Eski kuyumuza, yani eski alışkanlıklarımıza ve tutumlarımıza eğilimliyiz. Ama Eskiye dönüş yaptığımızda ya da eski alışkanlıklarımıza kapıldığımızda Günahlarımızı Tanrı'ya itiraf edebiliriz. O'na üzgün olduğumuzu söyleyebiliriz. Ve o zaman, yeni baştan yaşamın yeni kuyusundan, Kutsal Ruh'un bize verdiği güçten yine içebiliriz. Böylece her şey yoluna girmiş olur. Evet canım, Rab'le ilişkimiz yeniden arınmış ve düzene girmiş olur, ama günahımızın sonuçları var. ve çoğu kez bu sonuçlarla yaşamak zorunda kalırız. Sanırım ben bugün eski kirli kuyudan su çektim. Nasıl yani? Annemin Emire'ye gitmesine gerçekten çok kızmıştım. öfkemi boşaltmak iyi geldi. Annem hasta olduğu için ona kızamam, ben de hıncımı senden aldım. Bu doğru değildi. Bunun... Tanrı'yı hoşnut etmediğini hissediyordum, ama yine de sana bağırdım. Beni bağışlar mısın, Miryam? Ah, Sara. Ben de eski kuyuyu son günlerde birkaç kez ziyaret ettim. Rüzgâr mı? Kuyu mu? Anladığımı sanmıyorum. Tanrı'nın kim olduğu ve dünyada ne yaptığı konusunda bizim anlayışımızı aşan öylesine çok şey var ki. Önemli olan senin şunu hiç unutmaman: Kutsal Ruh bizimle birlikte Tanrı'dır. Her geçen günün her anında. İsa her zaman yanımızda olacağına dair söz verdi. Bizi asla bırakmayacak ve terk etmeyecektir. Kutsal Ruh'uyla bu sözünü tutmaktadır. Biz asla yalnız değiliz. Her zaman günahlarımızı itiraf edebilir ve O'nun fırsat veren gücünün temiz kuyusundan içmeyi,seçebiliriz. Tanrı benimledir. Bu iyi haber. Evet. Evet öyle! Anneme bakmalıyım. Ben de eve gitmeliyim. Bütün bu kuyuyla ilgili sohbet... Galiba... Leyla bir keresinde İsa'nın birine "diri su" vermesini anlatmıştı. Kutsal Ruh'tan mı söz ediyordu? Evet. evet. İsa Samiriye'de kuyudan su çeken bir kadınla karşılaşmıştı. Mecdelli Meryem oradaymış. Ah! Meryem, kadının yüzünde beliren ifade inanılmazdı dedi. İsa'nın sözleri sayesinde o kadın her şeyiyle değişmiş. Kadın, İsa'nın kendisine sözünü ettiği o "diri sudan" içmiş. Biliyorum ben bunu. İsa'ya yaşamımı teslim ettiğimde içimde öyle temiz hissettim ki. Bu sanki en temiz, en serin suyu içmek ve o suyla iyiden iyiye yıkanmak gibiydi. O sudan içmeye devam et, halacığım. Ve eğer, bir gün O'ndan uzaklaştığını hissedersen, hemen O'na dön ve seni uzaklaştıran ne varsa, O'na itiraf et. sonra da Kutsal Ruh'u içine çek, doya doya iç Bu deneyim sadece bir kereye has değildir, insan bunu tekrar ve tekrar yaşayabilir. O kadar yıl geçti, ve hiç böyle yaşayabileceğimi bilemedim. Belki de bu kadar uzun süre diri su olmadan yaşadığın için, değerini daha iyi anlarsın. Şimdi, gitmem gerek. Emire'ye yine uğramaya söz verdim. Ben de Leyla'nın durumuna bakayım. Seninle yürüyebilir miyim, halacığım? Tabii ki canım. Rivka hala, hiç eski kuyudan su çektiğin oluyor mu? Tabii ki Miryam. Ne zaman? Örneğin, Kocama söylediğim bazı şeylerden memnun değilim mesela. Sara'ya ve Davut'a söylediğim bazı şeylerden memnun değilim. Ama açıkçası, bazen beni fazla kışkırtıyorlar! Bana hep küçük bir kız gibi davranıyorlar. Ah, insanlar bizi kışkırtacak. Ona hiç şüphe yok. Ama hep seçme şansımız var. Önümüzdeki şu iki yola baksana Nereye gideceğimizi seçebiliriz. Dua ederek Rab'be dönebiliriz. bizim yapamadığımızı O'nun bizde yapmasını dileyebiliriz. Sevilmesi mümkün olmayan insanları sevme becerisi, ya da kışkırtılınca sabır isteyebilir, veya bizi Tanrı'ya yönelten içimizdeki o sakin sesi bastırıp ve onun yerine birine patlamayı ya da kindar ve çirkin bir eylemi seçeriz. Yaşlanınca daha mı kolay oluyor? Aslında, Huy edindiğimize inanırım... iyiliği ya da kötülüğü. Ama kendimizi şükranla Tanrı'ya teslim eden bir tutumumuz olduğu sürece, O'nun sesini işitmemiz ve karşılık vermemiz kolaylaşır. Ne var ki, hep kendi yolumuzda yürüme ayartısı vardır. Ben bu yolu seçiyorum. Evet, ama o yol beni Emire'lere götürmez. Biliyorum. Benimle yürüdüğün için teşekkür ederim. Kutsal Ruh rüzgara nasıl benzer? Emire'nin öyküsü ve kuyular, Tanrı'yla yeni yaşamımız hakkında neleri örnekliyor? Eski doğanıza teslim olma ayartısıyla en son ne zaman karşılaştınız? Sonucu ne oldu? Eski alışkanlıklarımızı nasıl etkili bir şekilde değiştirebiliriz? Kutsal Ruh hakkında neler öğrendiniz?
JesusFilm