3/18İlişkiler · 18 bölüm

Evlenme Günü

Meryem'in düğünü için hazırlanırlarken, Noura Meryem'i İsa ile olan ilişkisini büyütmesi için teşvik eder. Yakup, kendi ilişkisini ona ödünç veremeyecektir. Sara, Meryem'in Tanrı ile zaman geçirmesini ve huzuru bu şekilde bulacağını söyler. Evlenmek için hazırlanırken, Meryem'in hayatındaki kadınlar durum ne olursa olsun herkes için geçerli olanı önermektedirler. ''Yoksulluk çekmeyi de bilirim, bolluk içinde yaşamayı da. İster tok ister aç, ister bolluk ister ihtiyaç içinde olayım, her durumda, her koşulda yaşamanın sırrını öğrendim. Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim.'' (Filipililer 4:12-13). Pavlus, her konuda yetinmek hakkında konuşur, çünkü İsa'nın kendisi bize yeterlidir. Bu ilişkiyi en önemli önceliğimiz yaparak ve dünyevi konularda onu en üstte göstererek, her durumda mutlu olabiliriz.

Sorunuz

Kutsal Kitap ayetleri

Paylaş
Matthew 25:1-13

“At that time the kingdom of heaven will be like ten virgins who took their lamps and went out to meet the bridegroom. Five of them were foolish, and five were wise. The foolish ones took their lamps but did not take along any extra oil. But the wise ones took oil in flasks along with their lamps. When the bridegroom was delayed, they all became drowsy and fell asleep. At midnight the cry rang out: ‘Here is the bridegroom! Come out to meet him!’ Then all the virgins woke up and trimmed their lamps. The foolish ones said to the wise, ‘Give us some of your oil; our lamps are going out.’ ‘No,’ said the wise ones, ‘or there may not be enough for both us and you. Instead, go to those who sell oil and buy some for yourselves.’ But while they were on their way to buy it, the bridegroom arrived. Those who were ready went in with him to the wedding banquet, and the door was shut. Later the other virgins arrived and said, ‘Lord, lord, open the door for us!’ But he replied, ‘Truly I tell you, I do not know you.’ Therefore keep watch, because you do not know the day or the hour.

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
Luke 10:38-41

As they traveled along, Jesus entered a village where a woman named Martha welcomed Him into her home. She had a sister named Mary, who sat at the Lord’s feet listening to His message. But Martha was distracted by all the preparations to be made. She came to Jesus and said, “Lord, do You not care that my sister has left me to serve alone? Tell her to help me!” “Martha, Martha,” the Lord replied, “you are worried and upset about many things.

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
Philippians 4:12-13

I know how to live humbly, and I know how to abound. In any and every situation I have learned the secret of being filled and being hungry, of having plenty and having need. I can do all things through Christ who gives me strength.

Berean Standard Bible

Public Domain

Devamını oku...
Ücretsiz kaynaklar

Kutsal Kitabı daha derinden anlamak ister misiniz?

Kutsal Kitap çalışmasına katılın

Transkript

Turkish (Türk)
Rivka. Düğün Günü. Leyla? Ne yapıyorsun, Leyla? Bugün kızımızın düğünü var. ve yapacak dünya kadar iş var. Evet, yapacak başkaları da var. Yatağa geri gel de dinlen biraz. Yarın dinlenirim. Ah! Akılsız kadın. Ha, ha, halimize bak. Nasıl bir çiftiz biz? Sen her zaman gülecek bir şeyler bulursun. Ağlamaktansa gülmek daha iyi. Düğün günümüzü hatırlıyorum. O günde de gülüyor muydun? Ha, ha, ha, ha, gülmek mi? Ölesiye korkmuştum. İkimiz de daha çocuktuk. Ama şimdi. Yaşlı ve hastayız. körüz. Çocuk değildik, genç yetişkinlerdik. Ben korkuyordum. Ama sana saygı duyuyordum. Babam da ailene saygı duyuyordu. Yıllar nasıl da geçip gidiverdi. Birlikte büyüdük biz Musa. Birlikte büyüyecek daha iyi bir eş isteyemezdim. ben de daha iyi bir koca. Bugün kızımızı veriyoruz. Tanrı onu yeni yaşamında kutsasın. Düğünün neredeyse başlayacak. Korkuyor musun? Ben mi? Korkmak mı? Hayır. Dehşet içindeyim. Ama bunu düşünmemeye çalışıyorum. Evet, ben de sana hatırlatmaya geldim. Sen ve diğer herkes! Anneciğim, Bugün çok fazla çalıştın. Gidip dinlenmelisin. Hayır, hayır, hayır, küçüğüm. Bugünün hiçbir anını kaçırmak istemiyorum. Keşke abin de burada olsaydı. Ama, Anne, sana söylemedim mi? Davut, Yakup'u kırda bulmuş. Yakup'a düğüne geleceğini söylemiş. Davut mu? Bu hafta Yakup'la konuştun mu yoksa? Tabii ki hayır, hayır anne. Yakup Eyüp'e, Eyüp de Sara'ya söylemiş. Ama anne, Davut geliyor. Mutlu değil misin? Ah, Sevindim. Ama umarım dikkatli olur. Romalılar onu bir bulursa... Anne, bu benim düğünüm. Her şey harika olacak. Senin düğünün. Ne kadar çabuk büyüdün. Geç oluyor. Gidip giyinmen gerek. Hoşgeldiniz halalarım. Geldiğiniz için çok teşekkür ederim. Tabii ki geldik. Ne zahmet ettiniz? Halacığım teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Ne güzel bir gün! Ha, ha. Ama, senin giyinme vaktin gelmedi mi hâlâ? Çok haklısın. Gel benim kardeşim. Seni giydirelim. Daliya, gel ve bize katıl. Sen güzel bir gelinsin, Miryam. Çok gerginim. Hepimiz düğün günümüzde gergindik. Ah! Şu yaşlı, kalın parmaklar yok mu! Sanırım bu işi, siz genç bayanlara bırakacağım. Düğün gününde en küçük kızıma vermek istediğin birkaç bilgece öğüt var mı Nura? Geçen hafta bana İsa'nın düğün hikâyesini anlatmıştın. Hatırlasana Leyla, hani şu on bakire kızın damadı beklediği öykü vardı ya? Hepsinin ellerinde kandillik vardı. kızların beşi, kandilliklerini doldurmak için yanlarında yağ getirmişlerdi, diğer beşi ise getirmemişti. Damat biraz gecikmişti. Ah, umarım Yakup gecikmez. Yoksa vazgeçtiğini düşünürüm. Ah, eminim gecikmesi durumunda, arkadaşların yağı getireceklerdir. Merak etme sen. Herkesin kandilliği sönerse, kutlama berbat olur. Düğünümü karanlıkta yapmak istemem. Bu öyküde Komşular damadın yolda olduğunu duyurunca, yağı olmayan kızlar, olanlara yalvarmaya başladılar. Ama eğer yağı paylaşsalardı, hiçbirinin lambalarında düğün ziyafeti bitene dek yetecek kadar yağı olmayacaktı. Bu nedenle beş akılsız kız, yağ satın alabilecekleri birini bulmak için yola çıktılar. Ama pazar yeri çoktan kapanmıştı. Tabii ki kapanmıştı. Beş akılsız kız gittikleri yoldan dönene kadar, herkes çoktan düğün ziyafetine gitmişti ve beş kız da evde kalmış oldular. Anlayamadım sevgili halacığım. Bu öykü benimle değil, konuklarla ilgili. Bence İsa gerçekten düğünlerden söz etmiyordu. Bence bizim yaşantımızdan söz ediyordu. Hepimiz İsa'nın dönüşünü bekliyoruz. Bazılarımız o gelmeden ölüp gidebiliriz, ama her gün O'nu karşılamak için hazırlanmalıyız. Yüreklerimiz daima O'nun Kutsal Ruh'uyla dolu ve O'na odaklanmış olmalı. Bizim için bunu kimse yapamaz. Kızlar birbirlerine yağlarını ödünç veremezlerdi. Senin kocan kendi yüreğini sana ödünç veremez. Sen kendin için Tanrı'ya yönelmelisin. İsa'nın sözlerini her gün düşünmekten zevk alıyorum. İlahi söylüyorum. Dua ediyorum. Sen de öyle yapmalısın, Miryam. Her zaman O'na yönel. Her zaman O'ndan bilgelik dile. Her gün, kandilliğin için çok daha fazla yağ alma fırsatıdır. Bunu hatırlamak için ne harika bir yol. Teşekkürler, halacığım. Bir şey değil yavrum. Rivka, canım, en küçük kızımın düğün gününde onunla paylaşmak istediğin bir şey var mıdır acaba? Bugün harika görünüyorsun, Miryam Saçlarının mükemmel görünmesini sağlayabiliriz. öyle değil mi? Şimdi, sana bakıyorum da Gözlerin parlıyor yüzün ışıldıyor, Elimde olmadan aklıma Havari Petrus'un sözleri geliyor. O demişti ki, seni güzel yapan saç örgülerin değildir. Altın mücevher ve güzel giysiler de seni güzel yapmaz. Gerçek güzellik insanın içinden gelir. solmayacak ve eskimeyecek olan güzellik budur. Tanrı buna büyük değer verir. Bunu unutma ne bugün ne de yarın. Gerçek güzellik içsel güzelliktir. Teşekkür ederim, Rivka hala. Sara, Senin kardeşinle paylaşacağın bir şeyin var mı? Aslında, ben iyi bir eş nasıl olunur, daha yeni öğrenmeye başlıyorum.. Birkaç ay içinde de iyi anne olmak ne demek öğrenmeye başlayacağım. Ama Rivka halanın Meryem ve Marta hakkında anlattığı öyküyü hatırlıyorum. Hatırladın mı? İsa onlara geldiği zaman mı? Evet. O zamanlar İsa'yla havarileri... kırsal bir bölgede ders vererek yolculuk yapıyorlardı. Ve Marta'nın kardeşi Meryem'le birlikte yaşadığı köye geldiler. Marta yaşça daha büyüktü ve bütün hazırlıklardan yorgun düşmüştü. çünkü önüne yemek koyması gereken bir sürü kişi vardı. Ama Meryem, yani senin gibi küçük olan kardeşi Rab'bin ayaklarının dibinde oturmuş, O'nun sözlerini dinliyordu. Marta ev işlerinde kendisine yardımcı olmadığı için Meryem'e kızdı ve onu İsa'ya şikayet etti. İsa şöyle karşılık verdi: "Ama Meryem daha iyi olanı seçti ve bu onun elinden alınmayacak. Galiba Ben Marta gibiyim. Benim için kaygılara kapılmak, geleceği ve yapmam gereken onca işi düşünerek endişelenmek çok kolay. Ama Sanırım iyi bir eş ve iyi bir kadın olmanın sırrı vakti duayla, Kutsal Yazılar üzerinde düşünerek ve her gün İsa'nın sözlerini anarak geçirmekte yatıyor. Zaman ayırıp, yüreğimi sakinleştirdiğimde ve O'nun benimle konuşmasını dileyip dinlediğimde o zaman Marta'dan çok Meryem gibi yaşamış oluyorum. Sağol Sara. Sara haklı. Her günü ayrı ayrı yaşamalıyız. ve her günümüzde, Rab'le ilişkimize en büyük önceliği vermeliyiz. Bize sevinç veren budur. Eşinle birlikte yaşamaktan zevk al, Miryam. Nehemya peygamber demişti ki, "Rab'bin sevinci bizim gücümüzdür." Mutluluğu küçük şeylerde bul. ve daima şükret. Ve her gün tüm ihtiyaçlarını... ve ricalarını İsa'nın adına Göksel Baba'mızın önüne getir. İnsanın kocası olsun ya da olmasın, böyle yaşaması gerekir. Sen ve ben bunu biliriz, değil mi Daliya? Sanırım. Tabii ki biliriz. Tanrı bizi olduğumuz gibi seviyor. Hatta Elçi Pavlus, bekarlığın evlilikten daha iyi olduğunu düşündüğünü bile yazmıştı. Gerçekten mi? Evet. Evli olmayan insanların kendilerini Tanrı'yı hoşnut etmeye adayabileceklerini söylemişti. Bekarlığın özel türde bir lütuf gibi olduğunu söyler gibiydi. Ama Miryam'a bunu söyleme tabii. Tanrı hayatımızın her mevsiminde ve her durumunda bize karşı iyidir. Ve bizi sevmesi evli ya da bekar, çocuklu ya da çocuksuz olmamızdan değildir. kendisiyle özel bir ilişkimiz olsun diye bizleri yaratmış olmasındandır. Her birimizden zevk alır! Biz de sadece İsa aracılığıyla O'nun sevgisini almayı öğrenmeliyiz. Ah, anneciğim, Seni çok seviyorum. Her şey için teşekkür ederim. Seni daima seveceğim, ve her gün senin için dua edeceğim, çocuğum. Geldiler. Damat burada! İşte damat! Zaman geldi! Hadi gelin. O burada! Gelin geliyor! Evet, şimdi! İşte geliyor! Gördüm onu! Evet! Davut! Gelmişsin. Tabii ki geldim, canım kardeşim. Bu senin düğünün. İşte burada baba. Gelini almaya geldik. Ne kadar güzel! Sen benim kalbimi çaldın. Gözlerinin tek bir bakışıyla Kolyenin tek bir tanesiyle. Açılın! Ne oluyor böyle? Çekilin! Nerede o? Nerede o? Lütfen burada değil! Bulduk onu! İşte burada! Bağlayın onu! Bağlayın onu! Getirin onu! Hayır! Gidelim! Dönün! Yürü Çıkarın dışarı! Hayır! Davut! Anne! Anne! Bu düğün hangi açılardan katıldığınız düğünlere benziyor ya da benzemiyor? Nura'nın on bakire kız hikâyesi, hayatımız hakkında bize ne öğretiyor? Sara'nın öyküsündeki Meryem'e mi benziyorsunuz, Marta'ya mı? Hangi açılardan? Nura ve Sara'nın öyküleri hangi açılardan birbirine benziyor? Tanrı'yla yürüyüşünüzü en büyük önceliğiniz yapmak için ne yapmalısınız?
JesusFilm