Rivka.
Ailede
Bazı sabahlar, bütün şehir sessiz olur.
Esnaf henüz mallarını tezgâhlara çıkarmaya başlamamıştır.
Romalılar henüz sokaklarımızda yürümeye başlamamıştır.
Ama sabahın serinliği nasıl yerini öğlen sıcağına bırakıyorsa,
sabah sessizliğinin yerini de gürültü ve dertler alabilir.
Günün ne getireceğini asla bilemem.
Nuh!
Çekilin yoldan!
Sen, kenara çekil!
Neden saklanıyoruz?
Sus!
Hadi gel Nuh, annemin arkadaşına gitmeliyiz!
Çekil. Çekil!
Gitmen gerek.
Miryam! Ne oldu?
Annem kötüleşti.
Sorun nedir, çocuğum?
Annem
kan tükürüyor.
Nuh!
Söyle bana,
Ne zamandan beri annenin ağzından kan geliyor?
Daha bugün başladı.
Sara ateşi olduğunu söyledi.
Geldiğin için sağ ol halacığım.
Annen nasıl?
İyi değil. Seni istedi. Ben de Miryam'ı gönderdim, ama
şimdi uyandıramıyorum.
Sen gidebilirsin Nuh.
Ne yapacağımı bilemedim.
Beni çağırttığın iyi oldu.
Ateşi çok yüksek.
Su, havlu ve leğen gerek Miryam. Lütfen bunları getirir misin?
Davut?
Ne yapıyorsun?
Hiçbir şey.
Dışarı çıkıyorum.
Bu kilimde kan var!
Ne olmuş?
Davut?
Davut?!
Bunun ateşini düşürmesi lazım.
Onun için dua etmeliyiz, Miryam.
Baba,
İsa'nın adıyla huzuruna gelebildiğimiz için Miryam'la ben Sana şükürler olsun.
Sana yakardığımızda bizi işittiğin için şükürler olsun.
Sevgili... Leyla'mızı sana getiriyoruz.
Onun ağrılarını dindirmeni ve... rahatlatmanı diliyoruz.
Ya Rab, onu sağlığına kavuştur.
Onu bizim sevdiğimizden daha çok sevdiğin için teşekkür ederiz.
Onu İsa'nın adıyla güvenle sana emanet ediyoruz.
Amin.
Annem için dua etmeye çalışırken,
Tanrı'nın beni işittiğini sanmıyorum.
Neden?
Bilmiyorum.
Ben
utanıyorum.
Ben kimim ki Tanrı'dan bir şey isteyeyim?
Ama Miryam,
İsa çarmıhta utancımızı üstüne aldı
ve kendi adıyla Tanrı'nın huzuruna çıkabilmemizi sağladı.
Ama ben sen ya da annem kadar
iyi biri değilim.
Hiç kimse Tanrı'nın huzuruna çıkacak kadar iyi değildir.
Ama O, İsa'nın fedakârlığıyla bize bir yol açtı.
Bu kasedeki suya bak.
Bir damlacık kan ya da kir suyun tümünü kirletir.
Ne kadar büyük ya da küçük olduğu fark etmez,
günah da böyledir canım.
Her şeye gücü yeten Tanrı
kutsaldır, paktır.
Günaha tahammülü yoktur.
Ama züfa otu, suyu nasıl temiz kılarsa,
Tanrı da bizi İsa'nın ölümü ve dirilişiyle temiz kılar.
Kendisi ne kadar saf ve günahsız olsa da...
İsa bizim tüm günahlarımızın, kirlerimizin cezasını kendi üstüne aldı.
O, bizim için öldü ki biz aklanabilelim.
Ve ölümden dirildi,
bizi günahın ve ölümün tutsaklığından kurtardı, utancımızı kaldırdı.
Ve böylece Tanrı bizimle barıştı
Ve O'nun
vaat ettiği
İsa Mesih'i ve fedakârlığını kabul ederek, biz de bu esenliği
kabul etmiş oluyoruz.
Sen de böyle yaptın Miryam.
Tanrı seni artık işitiyor.
hem de seni seviyor.
Miryam, annen nasıl?
Ah, Rivka,
Umarım iyisindir.
İyiyim, Musa,
umarım sen de iyisindir.
Ateşi düşüyor baba. Rivka halam ona yardım etti.
Bu kadın neden
bizim evimizde?
Onu ya da kocasını onaylamadığımı söylemedim mi sana ben?
Ama baba,
o annemin arkadaşı.
Hem de iyi ve bilge bir kadın.
Ama bizim geleneklerimizi bilmez.
Kocası vergi görevlisi!
Romalılara çalışıyor!
O da
Nasıralı İsa'nın ardından gidiyor.
Annem onu getirmemi istedi, baba.
Peki.
Sorun nedir burada?
İki askerimiz saldırıya uğradı.
Evinden birinin bu işin içinde olduğunu düşünmek için nedenlerimiz var.
Bu evden mi? Mümkün değil. Bizler iyi insanlarız. Yasalara uyarız.
Bir suçluyu koruyorsun. Çekil kenara.
Burada suçlu yok.
Arayın evi.
Boşuna zahmet ediyorsunuz. İçeride sadece kadınlar var.
Ben bütün gece evdeydim. Oğlum ve damadım da
Arayın içerisini.
tarlada sürünün başındaydı. Hayır, yapmayın!
Karım çok hasta.
Gelin.
Başka zaman yine geleceğiz.
Ah, oğlum.
Bu sefer ne yaptı?
Tamam anneciğim.
Gittiler.
Onun için dua ediyorum.
Onun için dua ediyorum.
Ben de onun için kaygılanıyorum.
Çok inatçı ve umursamaz.
Annem bu kadar hastayken,
ailemizin sorumluluğunu üstlenmesi gerekir.
yardım etmesi gerekir.
Ama o hepimizi tehlikeye atıyor.
Yalnızca kendisini düşünüyor.
Nasıl olur da Tanrı,
önemli olan her şeyi silip atmaya gönüllü birini sevebilir?
İsa bir keresinde yalnızca kendini düşünerek davranan
genç bir adamın öyküsünü anlattı.
Bir oğul
mirasını zamanından önce almak istemiş.
Babası bundan hoşnut olmamış, ama istediğini ona vermiş.
Oğul da
kendi bahtının peşinden yabancı bir ülkeye gitmiş
Elindeki her şeyi bencilce zevklerle savurup tüketmesi pek uzun sürmemiş.
Ne parası kalmış, ne de bir dostu
açlık çekiyormuş.
Ne yapmış?
Babasını hatırlamış.
Babasının cömertliğini ve
ve sevecenliğini
ve babasının evindeki hizmetçilere bile ne denli iyi bakıldığını ve beslendiğini hatırlamış.
Eve dönmeye karar vermiş.
Babasına şöyle diyecekmiş:
"Tanrı'ya karşı da sana karşı da günah işledim
Oğlun olarak anılmaya layık değilim.
Beni işçilerinden biri olarak
kabul et" diyecekmiş.
Ama oğul daha uzaktayken babası koşarak onu karşılamış.
Onu öperek bağrına basmış. Sonra
kölelerine "Çabuk!" demiş.
"En iyi kaftanı getirip giydirin ona.
Parmağına yüzük takın, ayaklarına çarık giydirin. Sonra... en besili danayı getirip kesin.
yiyelim, eğlenelim.
Çünkü benim oğlum
ölmüştü,
ama yaşama döndü;
kaybolmuştu,
ama artık bulundu."
Babası onu kabul mu etmiş yani?
Ah!
Onun güvenle dönüşünü bekliyormuş.
Sence Tanrı
Davut'u bekliyor mu?
Tabii ki canım.
Hatta peşinden bile koşuyor.
Merak ediyorum, oğul kötü bir şey yapmış olsa da,
babası yine de
oğlunu kabul eder miydi?
Oğlu utanç verici şeyler yapmış.
ama babası onu bağışlamış.
Ve bence
oğlun eve dönüp babasıyla yüzleşmesi büyük cesaret gerektirmiş olmalı
Şimdi eve dönmeliyim, yoksa kocam yola çıkıp beni arayacak.
Uzun bir gün oldu.
Sen ve ailen zor zamanlardan geçiyorsunuz.
Ama en zor koşullarda bile ben şunu gördüm ki
Tanrı'nın varlığına ve sözüne umut bağlayabiliriz.
Miryam?
Bunlar senin için.
Yeşaya peygamber, Tanrı geldiğinde çölün bile
sevindiğini söylerken bu umudun resmini çiziyordu.
Annenin ihtiyacı olursa, mutlaka yine bana gel.
Gelirim.
Her şey için
Teşekkür ederim.
En çok hangi karakterle yakınlık kuruyorsunuz ve neden?
Neden bir kişi Tanrı'nın, dualarını işitip işitmediğini merak eder?
Miryam'a göre hem Rivka hem de Leyla iyi insanlardır. Sizce bir insanı iyi yapan nedir?
Tanrı'nın gözünde kabul edilebilir olmak ve dualarımızı işittiğini bilmek için ne yapmalıyız?
Kaybolan Oğul benzetmesi, Tanrı'nın bize karşı tutumuyla ilgili neler söylüyor?